Ali İhsan Dilmen

Ali İhsan Dilmen

İslam Peygamberi 1-2

İslam Peygamberi 1-2

Yazar: Prof. Dr. Muhammed Hamidullah
Yayınevi: Yeni Şafak
Konusu: Biyografik Tarih/Araştırma-İnceleme

Kitap, Hz. Muhammed Mustafa’nın siyasi faaliyetlerini, dini tebliğ hayatını, uygulamalarını ve aile hayatını anlatan iki cilt ve 1114 sahifeden oluşuyor.

Eserde peygamberin Mekke'de kendi halinde hayatını sürdürdüğünü, yaşadığı toplumda güvenilir bir şahsiyet profili çizdiğini ve bu yönüyle hayli itibarlı olduğunu, bu yönüyle dikkat çektiği için ticaretle uğraşan dul bir kadın Hz. Hatice tarafından kendisine önce ticaret kervanlarını götürüp malları satması yönünde teklifte bulunulur ve birlikte çalışırlar.

Bu sürecin nihayetinde de Hz. Hatice'nin teklifiyle evlenirler.

Hz. Muhammed zaman zaman Hıra dağına çıkar ve orada uzlete çekilir, uzlet zamanlarında kendisi bir takım sesler duyar ve irkilir, endişe içinde evine döner, bu korku ve ürperti içinde titreyerek yatar ve eşinden üstünü örtmesini ister.
Sonra konuyu merak eden eşine yaşadığı olağanüstü hali anlatır. Hz. Hatice kendisini teskin etmeye çalışır.
Hz. Muhammed’de bu hal daha sonraları da devam eder ve kendisine içinde yaşadığı toplumu uyarmak için Allah tarafından seçilmiş elçi olduğu söylenir ve kendisine söylenenleri en yakınlarından başlamak üzere “Uyarma” görevi verilir.
O da bu görevi ilk önce eşinden başlar.
Bunu eşiyle paylaştığında eşi kendisine inandığını ifade eder.

Daha sonra en sadık dostlarından Ebu Bekir'e söyler, o kendisine tereddütsüz iman eder ve bu özelliğinden dolayı kendisi Ebu Bekir-i Sıddık diye taltif edilecektir.

Gerçekten Ebu Bekr Hz Muhammed'e Mekke'den korunmak için Hicret etme kararı aldığında yoldaşı olacak, daha sonraları da Hz. Muhammed onun damadı ve Hz.Muhammed'den sonra da Medine’de kurulan devletin Emiri/Başkanı olacaktır.

Hz.Muhammed Mekke'de kendisi, eşi, arkadaşlarının yaşadığı işkence, zulüm, açlık, yalnızlaştırma sürecinde en yakın destekçisi amcası Abdulmuttalip ve hayat arkadaşı Hz. Hatice'yi kaybetmiş, çok zor zamanlar geçirmiş, kendisiyle birlikte zor günler yaşayan arkadaşları için Habeşistan kralından sığınma talebinde bulunur.

Daha sonra Medine'ye sığınması, Medine'lilerden aldığı olumlu cevap ve kendisini koruyacaklarına dair aldığı sözden sonra Hicretin gerçekleşmesi orada yaşayan, Yahudiler ve diğerleriyle bir arada yaşama kurallarını belirleyen hukuki ve siyasi sözleşmeyle elde ettiği imkanları değerlendirerek bir güç oluşturmuş, hem kendisine tebliğ edilen dini tebliğ etmiş, hem siyasi olarak liderliğini yaptığı müslüman topluluğun hayatını kolaylaştıracak, onları izzetli ve onurlu bir şekilde hayatlarını devam ettirecek imkanlara kavuşturmuş çok kısa zamanda hem din olarak, hem siyasi olarak güçlenerek kendisinden istenilen görevleri bir elçi ve kul olarak devam etmiş, İslamın hergün güçlenerek etki alanını büyütmüş ve yayılmasını sağlamıştır..

Bu kitabı okurken her yönüyle insan olan bir peygamberle karşılaşıyoruz.

O hayatında; hüzün, neşe, sükunet, öfke, kırgınlık, üzüntü, yorgunluk, heyecan, gayret, başarı vb. birçok duyguyu yaşadığına şahit oluyoruz.

Kitaptan bir bölüm, ”Kur'an'ın 96.suresi (Alâk) ilk inen ayetler olarak her şeyi yaratanın Allah olduğunu, insanlar için gerekli her şeyi düşünen, cömertçe takdir ve tahsis eden, öğrenme, öğrendiklerini “Kalem” ile başkalarına nakletme meleke ve kabiliyetini bağışlayanın Allah olduğunu açıklamaktadır. Bu haliyle İslam, gayet kesin çizgilerle Ateizm, Politeizm, Pozitivizm ve Materyalizmden ayrılmış oluyordu. Yine Kur'an 93. Sure olan (Duha) da yer alan ikinci tebliğde ise, Allah'ın üstün ve müstesna kuvvet ve kudretinden ayrı, iyilik, insani duygular ve aynı zamanda muhtaçlara, fikri, manevi, ruhi alanda olduğu kadar maddi alanda da yardım etme vazifeleri öğretilip tanıtılmaktadır. Ayrıca devamında indirilen 74. Sure (Müddesir) müminlerin, kötü insanlardan gelebilecek ciddi sonuçlar doğuracak kötülüklere karşı insanları uyarmaları, tek ve bir olan Allah'tan başka bir şeye tapmamalarını insanlara emretmeleri, Allah'a ibadete kalkmadan önce bedenen ve kalben arınmış olmaları, Allah'ın öfke ve gazabını çekecek her türlü fiilden uzak durmaları, Allah'ın kendilerine pek çok nemetler vermesi hırsına kapılmamaları emredilmektedir; daha sonra 15.surenin(Hıcr) 94.ayetinde açık ve kesin bir tarzda Rasülullah'ın, Allah'ın emrettiklerini insanlara tebliğ etmesi ve çok tanrı inancı taşıyan (Politeist, Müşrik)lerden uzak durması bildirilmektedir. 26.surede (Şuara) sadece en yakın soy ve soluna değil, fakat aynı zamanda bütün insanlara, bunların Rabbül alemin olan Allah'tan gelen bir vahiy olduğunu, eskilerin mukaddes kitaplarında geleceği esasen haber verilen elçinin işte bu elçi olduğunu bildirilmek suretiyle bu ayetlerin falcılıktan, gaipten haber veren kehanet iddialarından, şeytani, hayali ve şairane her çeşit işten tamamen farklı vahiyler olduğuna dair uyarıda bulunmasını ve bu konularda ikna etmesini Rasüle emreden ayetlerdi. Kur'anı açıklayıp izah eden bütün tefsirciler, Zerdüşt, Buda, Musa, İsa'ya bağlanan ve tamamlanamamış olan işi sona erdirecek olan birinin gelmesinin beklendiğini bildiren beyan ve sözlere dikkat çekerler. Kendiliğinden anlaşılır ki tefsirciler beklenen elçinin Hz. Muhammed (AS)da gerçekleşmiş olduğunu ifade etmek istemektedirler ki, bu elçi, kendisinden sonra bir elçinin gelmesi ihtimalinden veya kesin surette geleceğinden sadece söz etmemiş olmakla yetinmemiş fakat aynı zamanda açık seçik bir şekilde kendisinin Allah'ın gönderdiği elçilerin en sonuncusu ve mührü olduğunu da açıklamıştır.”
Sayfa/85-86

Bütün ilahi görevli elçiler, yaşadıkları çağın ilerisinde, muhafazakarlaşan, yozlaşan, insanlık için sıkıntı haline gelen, kültürel hegomanya oluşturan davranış kalıplarını kırmak, insanları iyilik ve barışa çağırmak, onları özgürleştirmek için gelmiştir.

Elçilerin yaptıklarını, mesajın evrensel boyutlarının dışında yaşadıkları toplumla sınırlamak doğru olmaz.
Onlar, toplumları değiştirmek, dönüştürmek için Allah tarafından gönderilmişlerdir.

Değişim ne kadar mümkün ise o kadar yapabilmişlerdir.

***Okundu

whatsapp-image-2025-04-02-at-01-27-40.jpeg

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Ali İhsan Dilmen Arşivi